Ana SayfaTürkiyeİzmirSmyrna Antik Kenti: Büyük İskenderin Rüyası

Smyrna Antik Kenti: Büyük İskenderin Rüyası

Ziyaret ettiğiniz şehirlerde, şehrin en eski yerini bulup gezer misiniz?

Bir şehrin en eski yerini bulup, oradan günümüze doğru gezmeye başlayanlardanım. Son İzmir seyahatimde, Smyrna Antik Kenti‘ni gezdim. Antik dönemden günümüze kadar gelen önemli izler taşıyor. Kültürel, politik ve ticari hayatın şekillenmesinde büyük rol oynayan bu harabelerin dili olsa da konuşsa.

Smyrna Antik Kenti’nin kalıntıları arasında Smyrna Agorası, Bazilika, Portiko, Antik Market ve Osmanlı Mezarlığı gibi bölümler bulunuyor. İzmir’in meşhur Kemeraltı Çarşısı’nın hemen yanında yer alıyor.

Smyrna Hakkında

İzmir, ilk olarak Tepekule civarında Eski Smyrna olarak kuruldu. Buradaki yerleşimin geçmişi MÖ. 11. yüzyıla kadar uzanıyor. Sonrasında, MÖ. 4. yüzyılda Büyük İskender burayı aldı.

Her şehir gibi İzmir’in kuruluşu da bir efsaneye dayanıyor. Rivayete göre; Büyük İskender, Kadifekale civarında avlanırken bir ağacın gölgesinde uykuya dalar. Rüyasında bir tepenin yamaçlarında yeni bir şehir kurduğunu görür. İskender bu rüyasının gerçekleştiğini göremedi ama tepenin eteklerine Yeni Smyrna kuruldu. İnsanlar Eski Smyrna’yı terk etti. Bu yeni yerleşim alanına göçtü.

Smyrna Agorası (İzmir Agorası)

Agora avlu

Günün ilk ışıkları, dükkanlar yeni açılıyor. Pazar tezgahları henüz kurulmamış. Öğleye doğru agorada kalabalık artıyor. Kralın yeni kararı büyük bir coşkuyla halka açıklanıyor. Bir ayakkabı tamircisinin dükkanından bu karar hakkında yapılan tartışmanın sesleri geliyor. Diğer dükkanda ise bir köle için pazarlık yapılıyor. Yaklaşık 2500 yıl önce İzmir Agorası’na yolunuz düşseydi, muhtemelen böyle bir manzara ile karşılaşacaktınız.

Antik Yunan’da halkın toplandığı alanlara agora yani toplanma yeri denmektedir. Sosyal hayatın tam kalbindeki alanlardı. Bugün kalıntılarını gördüğümüz İzmir Agorası da bunlardan biridir.

İzmir Agorası, MÖ.4 yüzyılda antik kentin akropolisi olan Kadifekale ile antik kentin limanı olan Kemeraltı arasına yapıldı. Helenistik döneme ait bir agoradır. 178 yılındaki depremde yer bir oldu. Roma imparatoru Marcus Aurelius tarafından tekrar yapıldı.

Portiko

Stoanın hala ayakta olan sütunlarından bazıları.

Agora’nın geniş bir avlusu var. Avlunun etrafında stoa denilen üstü kapalı sütunlu, insanları yağmurdan ya da sıcaktan koruyan galerilerden bazı kalıntılar bulunuyordu. Sütunların bazıları günümüze kadar gelebilmiş.

Portikonun bodrum katı Smyrna Antik Kenti’nin en dikkat çekici yerlerindendi. Bir su sesi sizi karşılıyor. Binlerce yıldan beri akan, kaynağı henüz bulunamamış antik su kanalından gelen bir ses. Üzerinde Yunanca bir yazıtın olduğu bir kaide bulunuyor.

Portiko bodrum kat

Ziyaretçilerin bolca fotoğraf çektikleri bir bölümdü.

Faustina Kapısı

Faustina Kapısı

Avludaki sütunların bittiği yerde Faustina Kapısı bulunuyor. Bir zamanlar limandan gelen yol buradan agoraya açılırmış. Kapı adını Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un eşi Faustina’dan alıyor. Kapının kilittaşına kraliçenin bir portresi işlenmiş.

Bazilika

Bazilika

Roma döneminde ticari ve adli işler agoranın bazilika kısmında yapılıyordu. Bodrum katta, antik dükkanların kalıntılarını görebiliyorsunuz. Muhtemelen bir kısmı satılacak eşyaların depolanmasında kullanılıyordu. Bazilikanın duvarlarında bazı grafitiler çizilmiş. O zamanın günlük yaşamından izler taşıyor.

Osmanlı Mezarlığı

Mezar taşları

Osmanlı Dönemi’nde agora eski pazar olarak biliniyordu. Agoranın doğu kısmı, Namazgah denilen ibadet edilen bir alana dönüştü. Avlu da mezarlık olarak kullanıldı. Günümüzde agoranın bulunduğu bölgeye hala Namazgah denmektedir.

Avluda bu mezarlıktan kalıntılar sergileniyor. Bazıları kırılmış, bazıları hala orijinal halinde birçok mezar taşı bulunuyor.

Kuşbakışı Smyrna

Kuşbakışı İzmir Agorası

Agoradan ayrılırken çıkıştaki otoparkın tepesinden manzara muhteşemdi. Karşıda Kadifekale, sonrasında Agora ve Kemeraltı Çarşısı.

İzmir Arkeoloji Müzesi

Smyrna Antik Kenti’nde antik kalıntılar arasındaki gezintim sabah başlamıştı. Birkaç saatlik bir gezinti oldu. Sonrasıda Kestane Pazarında biraz vakit geçirdikten sonra İzmir Arkeoloji Müzesi‘ne geçtim. İzmir’deki antik dönem gezintimi böylece tamamlamış oldum.

Video

Yorum Yazın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -