Ana SayfaFransaParisParis Gezilecek Yerler

Paris Gezilecek Yerler

Hayatınızda ilk defa Paris’tesiniz ve hepi topu beş saatiniz var. Ne yapardınız? İnsan Paris’e kırk defa gelemez. Ben, Eyfel Kulesi’ni görmeye gittim.

Vakit kaybetmeden havaalanından şehir merkezine giden bir trene atladım. Gördüğüm en yavaş trendi. Yolculuğun büyük bir kısmını durarak geçirdik. Yaklaşık iki saat sonra inebildim. Biraz yürüdükten sonra, çocukluğumdan beri dünyanın en güzel yerlerinden biri olarak beynimde yer edinen kule karşımda.

Sonuç; Eyfel Kulesi dünyanın en etkileyici yapılarından.

İlk Paris ziyaretim böyleydi. Sonrasında Louvre, Şanzelize, Notre Dame, Monmartre ve daha başka yerleri de gezdim. Aldığım bazı notları burada paylaştım.

Paris Hakkında

Paris’in ışığı… Bugün olduğu gibi eskiden de Paris dünyanın en kalabalık,  en yoğun şehirlerinden biriydi. Şehri aydınlatmak için milyonlarca gaz lambası kullanılırdı. Civar köylerden bakan biri, Paris’te birkaç yerde yangın çıktığını zannederdi. Paris’e “Işıklar Şehri” denmesi bundandır.

Diğer bir not: Paris’in tam ortasından Seine nehri geçer. Nehrin ortasında, yukarıdan bakıldığında çamura saplanmış büyük bir gemiye benzeyen Cite Adası vardır. Notre Dame Katedrali’nin bulunduğu ada. Burası, Paris’in temellerinin atıldığı yerdir. Parisliler buraya gerçek Paris derler.

Paris Gezilecek Yerler

İşte bir Paris seyahatinin olmazsa olmazları:

Eyfel Kulesi’ne hayran kalın

Dünyayı merak edenlerin öncelikle görmek istediği yerlerin başında Paris gelir. Bunda en büyük pay da bu acayip demir yığınında. Muhteşem bir mühendislik. Hikayesi burada: Eyfel Kulesi: Yapılamaz, Yapılsa da Ayakta Duramaz

Eyfel kulesi

Louvre Müzesi’nde Kaybolun

Birbirinden meşhur eserlerin izini sürün ya da on binlerce eser arasında kaybolun. İki türlü de güzel. Louvre Müzesi tahmin ettiğimden çok daha büyük bir yerdi. Sadece Mona Lisa için bile Louvre’a giden milyonlarca kişi var.

Louvre Müzesi

Notre Dame Katedrali

Seine nehri üzerinde küçük bir adada bulunan bu yapı Fransızların ana kilisesidir. Gotik mimarinin en önemli eserlerinden biridir. Victor Hugo’nun romanı Notre Damme’ın Kamburu’ndan sonra dünya çapında bir üne ulaştı.

Notre Dame Katedrali

Kitabın yazıldığı dönemde katedral harap bir vaziyettedir. Hatta ihtilal döneminde hurdacılara satılır ve büyük zarar görür. Ancak tamamen de yıkılmaz. Victor Hugo bu yapının korunması ve restore edilmesi üzerine dikkatleri çeker ve 1841 yılında restorasyon çalışmaları başlar.

Notre Dame’ın Kamburu’ndan sonra da katedral bütün dünya tarafından merak edilen bir yapı haline gelir. Günümüzde ise, Paris’te en çok ziyaret edilen yerler arasındadır. Bundan dolayı Victor Hugo, Notre Dame’ı kurtaran adam olarak da biliniyor. Romanın ilk bölümlerinde, Hugo’nun inanılmaz detaylı Notre Dame’ın kulelerinden görünen bir Paris manzarası tasviri de vardır.

Montmartre

Nasıl Floransa 15. yüzyılda sanatın merkeziyse, 19. yüzyılda da Paris Avrupa’da sanatın merkeziydi. Dünyanın her yerinden sanatçılar Paris’e gelir, ustalardan dersler alırlardı. Montmartre’deki kahve dükkanlarında bitmeyen sanat sohbetleri olurdu. Pablo Picasso, Salvador Dali, Vincent Van Gogh gibi meşhur ressamlar burada yaşadılar.

Zafer Tak-ı’nın tepesinden Monmartre ve Sacre Couer manzarası

Monmartre, Paris’in en yüksek noktasıdır. Buradan şehri seyretmek isteyenler, Sacre Coeur ‘un önünde büyük bir kalabalık oluştururlar.

Sacre Coeur

Şanzelize’de bir kahve

Şanzelize’nin o meşhur kahve dükkanlarından birine oturup, dünyanın en meşhur caddesinin tadını çıkarın. Benim gezintim burada: Şanzelize Caddesi: Paris’te Bir Gezinti

Şanzelize Caddesi

Etoile Zafer Tak-ı

Yapımına Napolyon zamanında başlanan bu anıtın geçmişi, Fransız tarihinin kısa bir özeti gibi. Birçok önemli olaya şahit olmuş. Elli metre yükseklğindeki tepesi, Paris’in kuşbakışı izlenebildiği en güzel yerdir. Özellikle, günbatımında Şanzelize’deki kalabalığı izlemek için gidilebilir.

Zafer Tak-ı

Seyahate çıkan bir dostunuzun, size her vardığı yerden mektup, kart yazarken susması, ya öldüğüne veyahut Paris’e vardığına delalettir.“ A.Haşim

Ulaşım

Paris’te ulaşım için metroyu kullanmanız büyük kolaylık sağlayacaktır. Şehrin her yerine metro ya da tren ile ulaşım mümkün. Günlük sınırsız pas bilet almanızı tavsiye ederim. Bunun yanında Charles de Gaulle havalimanı ile şehir merkezi arasında çalışan Roissybus (bizdeki Havaş gibi) otobüsler bulunmakta. Aklınızda bulunsun metronun çalışmadığı bazı durumlarda havalimanına yetişmeniz gerekirse işinize yarayacaktır. Ben yaşadım. Metro haritasında bu otobüslerin de durakları gösteriliyor. Paris metro haritasına buradan ulaşabilirsiniz.

Paris’e Gitmeden

Kitap: Notre Dame’ın Kamburu (V.Hugo), Da Vinci Şifresi (Dan Brawn), Avrupa’da Bir Cevelan (Ahmet Mithat Efendi), Paris Notları (Ahmet Haşim)

Film: Gün Batmadan (Before Sunset), Amelie, Paris’te Gece Yarısı

Paris’le ilgili bazı notlar

  • Her ayın ilk pazar günü Paris’teki bütün müzelere giriş ücretsiz.
  • Neredeyse bütün turistik yerlerin önünde giriş için uzun kuyruklar oluşuyor. Bazen saatlerce bekleyebilirsiniz. Gezinizi buna göre planlamanızda fayda var.
  • Eğer ilk defa Paris’e gidiyorsanız, bir yürüyüş turuna katılmanızı öneririm. Ben ücretsiz olanlardan birine katılmıştım. Tur sonunda isterseniz bahşiş veriyorsunuz. (Benim katıldığım gün yaklaşık 150 kişi gelmişti, 5 gruba ayrıldık) İki saat sürüyor. Paris ve gezilecek yerler hakkında genel bir fikriniz oluyor.
  • Fransızlar, Fransızca’dan Başka Dil Konuşmuyorlar mı? Bütün Fransa’yı bilemem ama Paris’te konuşuyorlar. Birşey soracak olsam orta yaş ve altındakilere sormaya çalışıyorum. Bir sıkıntı yaşamadım.

Yorum Yazın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -